Müzikte Yabancılaşma ve Noir | Emre Karacaoğlu

Müzikte Yabancılaşma ve "Noir" | Emre Karacaoğlu
Müzikte Yabancılaşma ve “Noir” | Emre Karacaoğlu

Genç kuşak müzik yazarlarından Emre Karacaoğlu’nun ilk kitabı Müzikte Yabancılaşma & Noir İmleçKitap’tan çıktı.

Varlık, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap, Cinemascope, Akşamlık, Gösteri, Gerekli Şeyler, HolySin, BirGün Kitap ve Roman Kahramanları gibi yayın organlarında kitap, film eleştirileri ve fikir yazılarıyla, 2005 yılından yayınına ara verdiği 2010 yılına kadar Yüxexes dergisindeki müzik, sinema ve edebiyat yazılarıyla dikkati çeken Emre Karacaoğlu, aynı zamanda bir müzisyen. Türkçe rock grubu Magdalena’da beste çalışmalarını da sürdüren yazar, grupta gitar ve vokali üstleniyor. Yazarın İnternet ortamında, MaviMelek Edebiyat ve Cafran Kültür ve Sanat sitelerinde de yazıları bulunmaktadır.

Şarkılarıyla dünyayı coşturan, gençliği peşinden sürükleyen pek çok rock grubunun şarkılarındaki felsefi ve edebi derinlik çoğu kez gözden kaçan bir konu. Müziğin edebiyatla ve diğer sanat dallarıyla olan ilişkisi bu yüzden genelde sadece nitelikli dinleyicilerin veya eleştirmenlerin görüş açısına giriyor. Modern toplumun en büyük açmazlarından biri olan yabancılaşma da salt varoluşçu felsefecilerin değil günümüz düşünen, duyarlı tüm bireylerinin sorunu. Bunun gündelik hayattaki yansımalarıyla bireyler üzerindeki etkisini, bizzat kendi yaşamlarında deneyleyerek ortaya koyan bazı rock müzisyenlerinin şarkı sözleri bu açıdan sistemli bir incelemeyi gerektiriyor. Genç eleştirmen Emre Karacaoğlu, hem bir dinleyici hem sıkı bir edebiyat okuru ve hem de bir müzisyen olarak kitabıyla bu açığı kapatıyor.

Uyuşturucu bağımlığını ve intiharı genellikle hayatlarının merkezinde görmeye alıştığımız pek çok rock ikonu salt kriminolojik birer vaka değil, aynı zamanda kaynağını ve ilhamını modern toplumun yabancılaştırıcı ilişkilerinden alan şarkı sözleriyle adeta çağdaş birer ozan. Hayatlarına da odaklandığı kitabında Karacaoğlu, şarkı sözlerindeki derinlik yoluyla bu ozanları tanımamıza olanak sağlıyor.

Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümü, “Karanlık Sözler” ağırlıkla bu atmosferi yansıtıyor. İkinci bölümü oluşturan “Açık Mektuplar” ise mektup formatında yazılmış yazılardan oluşuyor. Şebnem Ferah, Turgut Berkes, Erkin Koray, Mor ve Ötesi, Teoman, Yavuz Çetin, Demir Demirkan gibi müzisyen ve grupların yanı sıra edebiyatçı Hikmet Temel Akarsu ve yönetmen Serdar Akar’a samimi bir üslupla yazdığı mektuplar, Karacaoğlu’nun duyarlı yanını da ortaya koyuyor.

Üçüncü bölüm “Müselles”te, Karacaoğlu’nun denemeci yanı daha belirgin olarak öne çıkıyor. Uçlarda gezinen bazı müzisyenler ile bazı lider, bilim insanı ve düşünürlerin ortak kavramlar etrafında irdelendiği bu yazılar ölümden yaşama, tarihe, mitolojiye, bilime ve gündelik/dünyevi olanla varoluşun karanlık yanlarına dek pek çok açılımı barındırıyor.

Önsözünü Hikmet Temel Akarsu’nun, arka kapağını Güven Erkin Erkal’ın yazdığı, kapağını Levent Özmeriç’in hazırladığı, resimlerini Gizem Karayavuz’un çizdiği Müzikte Yabancılaşma & Noir, müzikle felsefeyi ve edebiyatı bir bütünlük içinde ele alan yanıyla kuramsal bir açığı da kapatıyor.

“Emre Karacaoğlu’nu 2003 yılında önce bir Anathema sever olarak tanımıştım. Gruba karşı bu sevgisinin yüzeysel olmadığını gördüm. Duncan Patterson’la kurduğu muhabbet, sonunda Antimatter’i Kemancı’ya getirmişti. Hikmet Temel Akarsu’nun, manevi kardeşi olarak tanıştırdığı bu müzik severle dostluğumuz, Yüxexes dergisinin sayfalarında da sürdü. “‘Karanlık Sözler’ ya da Müzikte yabancılaşma ve Noir Üzerine Bir Deneme”leri bir dizi olarak başladığı ilk sayıdan itibaren, kendisine özel bir takipçi grubu oluşturmuştu. Eski bir Stüdyo İmge okuru olarak, onca yıldan sonra şarkıları masaya yatıran, üstelik de işin “Noir” yani karanlık yanını deşen böyle bir inceleme dizisini ben de çok özlemiştim.

Ben bu dizinin, derginin gittiği yere kadar gitmesini isterken bir süre sonra kendisini tekrarlamak istemeyen bir müzik yazarıyla karşı karşıya olduğumuzu gördüm. Ki gerçekten de bu dizinin ardından başlattığı “Açık Mektuplar”la Emre’nin ulaşabileceği üst noktaya geldiğini sanmış ve bari bunu tam tadını almışken sonlandırmamasını dilemiştim. Emre o diziden de sıkılıp bu kez “Müselles” dizisine başladığında artık ben yanılmış olmaktan iyice keyif alır hale gelmiştim. Emre’nin duygu ve matematik dengesi içinde kurduğu dünyasından bize mesajlar gelmeye devam etti. İçinde akıp gittiğimiz normal koşullar içinde, aynı cümlede bir araya getirmemizin oldukça zor olduğu kimi isim ve kavramlar, bu dizide bir araya gelebiliyordu.

Şimdi bir dileğim gerçekleşiyor. Yayıncılık maceramız içinde, yayınlama hayalini kurduğum ve bu yazıların derlemesinden oluşan bir kitap şimdi karşımıza geliyor. Kitap ve dergi yayıncılığının ne kadar zor ve özveri isteyen bir iş olduğunu bizzat yaşayarak gördüm. Şimdi tasarım, basım, dağıtım ve reklam gibi dünyanın yükünü benim yerime sırtlayıp, bu kitabı oturduğum yerden bana sunan yayınevine de ayrıca bir teşekkürü borç bilirim.” Güven Erkin Erkal


Kapak Tasarımı: Levent Özmeriç

Resimler: Gizem Karayavuz

Yazar: Emre Karacaoğlu

Sayfa sayısı: 256

ISBN: 9786054262144

Basım tarihi: Haziran 2011

Kategori: Müzik

Piyasa fiyatı: 15.00 TL

Hermes Kitap Fiyatı: 10.50TL

Kazancınız: %30